18 Eylül 2012 Salı

Gece Öyküleri - I

            1. Bölüm: Öğleden sonra.

            Doktorun önlüğünün sol yakasının altına bulaşan ufak sarı ucuz büfeci hardalı bu kadar rahatsız edici olmamalıydı. Bunun normal olmadığının farkındaydı. Yine de, tamamen samimi, ışık saçan bir gülümseme ile “Merhaba ben, Eldem“ dedi doktora.
Hardal lekesi kesinlikle büfe hardalıydı. Hatta lekenin üst kenarına bakıldığında bir parça mayonez görmek mümkündü. Öğlen yemeklerini büfede mayonezli hardallı sosisli gibi iğrenç bir yemekle yapan bir adam vardı karşısında. Ne duvarda asılı olan kâğıtlar ne de odaya girerken kapıda onu bekleten güzel asistanın bir önemi yoktu. Karşısında hardal ve mayonez lekeli önlüklü eski moda gözlüklü 30'lu yaşlarında ama 40 gösteren top sakallı bir adam vardı. Bu kadarı bile adamın karakterini ve yaşam tarzını çıkarmak için yeterliydi. // 45 dakika süren konuşması sırasında hiç zorlanmadı; hatta doktorun takdirini ve saygısını kazandı. Saat daha öğleden sonra 3'tü ve hiçbir işi kalmamıştı. Sigara paketindeki ters çevrilmiş 2 sigaradan ucunda en çok beyazlık bulunanı çekti. Derin bir nefes aldı. Hava güzeldi, yürümek iyi gelmişti, ayrıca bir sigarası daha vardı. Eve yürüyerek gitmek en fazla bir saatini alırdı. Hatta ara sokaktan gitmek yarım saat, 45 dakika. Sigarayı daha bitirmeden bunun kötü bir fikir olduğunu düşündü. Metro merdivenlerinden aşağıya hızla indi, yavaş indiği zaman midesi bulanıyordu.

            Bir yerden bir yere gitmeyi her zaman eğlenceli bulmuştu ama bugün yoldan geçen insanları gözlemlemek midesini bulandırıyordu. Nereye baksa çirkinlik, saflık, aptallık, sıradanlık vardı. Metro kapısının kapanma sesi düşüncelerinden sıyrılmasına yetti. // Kafasını kaldırıp vagonda güzel kız olup olmadığına baktı. Sağ çaprazdaki genç iş kadını açık ara farkla öndeydi. Ancak iş kadınının mesai saatleri içinde metroda ne işi vardı? Acaba kötü bir haberden dolayı – beyni aynı anda olası 82 farklı işten erken ayrılmaya neden olacak kötü haber düşündü. Erken mi çıkmıştı? Ama kadın hiç endişeli değildi. Evli gibi durmuyordu. Ayak işlerinde kullanılamayacak kadar da güzeldi. Erken çıkmasının birçok mantıklı sebebi olabilirdi ama sorun da oradaydı zaten. Tek bir mantıklı sebebi olmalıydı. Eldem sebebin ne olduğunu bulmak zorunda hissediyordu kendini. Kadının kıyafetlerinde işine yarayacak detaylar aradı. Kadın, üzerindeki ilgiyi fark edince Eldem’i göz ucuyla süzdü. Kapının açılırken çıkardığı ses Kadın’ın düşüncelerinden sıyrılmasına yetti. Yürüyen merdivende metronun yukarıdan görünüşünün ne kadar çirkin olduğunu düşündü. Zaten her yer estetikten çok uzaktı. Sol kolundaki çantaya merdivenleri ikişer üçer çıkan bir adam çarptı. Bunu basit bir planlı iş, muhabbet açma girişimi olduğunu düşünen kadın, Eldem “pardon” dediğinde kafasını çevirdi. // Eldem merdivenlerde beklediğinde midesi bulanıyordu.

            Metrodan çıktıktan sonra yanındaki son papikli sigarasını yaktı. Derin bir nefes aldı. Kadını beklemeye başladı. Kadın çıktıktan sonra ana yoldan Levent, plazalara doğru ilerledi. Plazalara doğru gitmesi Eldem’i sevindirdi. Büyük ihtimalle mesai bitimine iki saat kala işe gidiyordu. Ama nereden geliyordu, neden işe öğleden sonra gidiyordu? Kadın, metro kullanmıştı; eğer işle ilgili bir sebeple ayrılması gerekseydi büyük ihtimalle şirket arabası kullanacak, en kötü ihtimalle taksiyle masraflar şirketten gidecek güzellikte bir kadındı. Kendi özel bir işi için izin almış olabilirdi. İzin gününde şirkete çağrılmış olabilirdi... // Eldem kadını takip ederken birçok olası sebep düşündü. Bulduğu her yeni olasılık onu gerçek olanı bulmaya mecbur kılıyordu. Kadın karşıya geçti ve bir fast-food lokantasından içeri girdi. Eldem biraz bekledikten sonra içeri girdi. Burada pişen hiçbir şeyi ağzına sürmezdi. Yine de bir menü artı dondurma siparişi verdi. Tuvalete girdi, ellerini yıkadı. Kabine girdi. Zuladan çıkardığı papikle iki tane daha ters şans sigarası hazırladı. Tuvaletten çıktı ve genç kadını görebileceği ama görünmeyeceği bir köşeye oturdu.// Bulantı, hissi geçmişti. (devam edecek)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder